Esasen siz (siz dediysem Ceren'le ben başka kimsenin de baktığını sanmıyorum esasen [evet bu da esasen]) bu satırları okurken, benim çoktan birkaç bir şeyler karalamış olmam gerekirdi yeni hikaye için. Ama geliniz görünüz ki bilgisayarımı tamir ile uğraşmaktan yazamadım henüz. Bilgisayarımı tamir etmekten de vazgeçtim, pes ettim. Aklımda birkaç ufak detay ve bir de köklü bir değişim var birazdan oturup onları yazacağım ama çalışmamın bir yemek arası ile bölünmesini istemediğim için iyice acıkmamı bekliyorum. Ya da bahanem o şimdilik.
Kar yağışları yağarken şöyle karlı havalarda güzel bir kaç çekimler yapsak iyi olacak, onun içinde yazmalı mıyız ne? Gibi geliyor bana yoksa şüphem mi var?
Milli Piyango bileti de aldım, şimdi numarası aklımda değil ama çıkan miktara göre bakarsın şatafatlı bir kamera almışım, o zaman tam süper olur işte.
Bu da bir nevi Türk Pembe Panteri galiba, filmin adı sanı ne bulamadım ama müzik Zen-Arıza Oyun Havası. Çok beğendim ben o yüzden. İlkokul ödevi tadında bu blogdan sonra büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öper, soranlara çok çok selam ederim. Tayfur okula başlıyor bu sene, muhtarın eşeği de öldü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder